1930'lu    yıllarda    başlayan idmanocağı -İdmangücü rek-abeti 1940'lı,  1950'li, 1960'lı yıllarda olanca  şiddetiyle de-vam  ediyordu. Bu gitgide re-kabetten  öte  boyutlara var-maktaydı. Ocak-lı   ve  Güçlü olmak   Trabzon'da adeta bir spor   mezhebi    haline  gel-mişti.En kötü sezonlarda bile rekabetlerinden   hiç   bir şey kaybetmiyorlardı.
Trabzon öylesine ikiye ayrılmıştı ki Ocaklılar Sari Kırmızı diye  İstanbul'daki Galatasaray'ı İdmangüçlülerse Yeşil Beyaz renklerine rağmen  Fenerbahçe' yi destekliyorlardı. Rekabet bir de bu sekliyle alevlenmişti. Bu arada  renk-leri Sarı Lacivert olan Necmiati  bile  bu  rekabetin dışında kalmıştı. Aslında bu büyük rekabetten en karlı Trabzon  futbolu  çıkıyordu. Öncelikle şehirde futbol  tutkusu  körüklenmişti.  Bu  büyük  rekabetten  doğan  büyük iddia Trabzon'da  büyük  yıldızların  çıkmasına neden  olmuştur. Ancak, Trabzon insanının  alın  yazısı  olan  gurbetçilik  1930'lu yıllarda Trabzon'daki futbol yıldızlarının  kaderine  tesir  etmişti. Pek çoğu yüksek öğrenim uğruna ana kucaklarını baba ocaklarını terk etmek zorunda kaldılar. Gittikleri  İstanbul ve  Ankara'da  sürdürdükleri  futbol  yaşamlarında  gerçekten büyük  yıldız oldular.  Bir  Hasan Polat ve kardeşi Ali Polat Ankara Gençlerbirliği'nde , bir Selim Satıroğlu,  Ahmet  Karlıklı Galatasaray'da bir Taka Naci, Zekeriya Bali Fenerbahçe'de, Nazmi Bilge Beşiktaş'ta yıldız futbolcu oluverdiler.

1962-63  sezonunda  tüm  yurtta  bir  İl  takımı  kurulması  öngörülmüştü. Zamanın  Futbol  Federasyonu  Başkanı Orhan Şeref Apak, Türkiye liglerini güçlendirmek  ve  tüm yurda  yaymak  amacıyla bir seferberlik başlatmıştı. Her  ilde  bir  futbol  takımı  kurup Türkiye liglerinde yer alması seferberliği büyük  bir hızla devam ediyordu. Trabzon elbette ki bunun dışında kalam-azdı. Yalnız bir İl Kulübü kurulmasının en zor olan illerin başında kuşkusuz Trabzon gelmekteydi. İdmanocağı, İdmangücü rekabeti Trabzon futboluna öylesine  hakimdi  ki  bu  iki  kulübün  bir çatı altında toplanmasına imkan yoktu. Nitekim  böyle  bir  girişimde  bulunmak  isteyen  bir avuç idealistin daha  ilk  çalışmalarında  bunun  imkansız  olduğu  gerçeği  bir  kez  daha anlaşılmıştı.

Tüm  Trabzonlular,  Trabzonspor  adıyla  bir kulübün kurulmasını yürekten arzuluyorlar, ancak bu işi bir türlü gerçekleştirememenin ezikliğini yaşıyor-lardı. Yetkililerinde araya girmesi, sonucu pek değiştirmiyordu Ocaklılar da, Güçlüler de yeni kurulacak kulüpte kendi isimlerinin, hatta renklerinin hak-im olmasını istiyorlardı ve bu konuda en ufak bir fedakarlıkta bulunmuyor-lardı. Her gün,  her  akşam toplantı üstüne toplantı yapılıyordu. Bazen tam bir anlaşma zemini ortaya çıkıyor ama yine en ufak bir ayrıntı her şeyi ber-bat ediyordu. Havaya silahlar atılıyor, karakollara, hatta mahkemelere ka-dar  uzanan  olaylara  rastlanıyordu. Öte yandan Futbol Federasyonunun il kulüpleri için tanıdığı sürenin de sonu yaklaşıyordu.

21 Haziran 1966 tarihinde İdmanocağı, Martıspor ve Yıldızspor'un da katıl-ımı ile sarı Kırmızı  renkler altında Türkiye 2. Ligine alındı. Ancak,resmi bir yazının  süresi içinde ilgili yere tebliğ edilmediği için İdmanocağı'nın İkinci ligde oynaması  durduruldu. Bu tarihten yaklaşık bir ay sonra 20 Temmuz 1966'da bu  kez İdmangücü, Karadenizgücü, Martıspor ve Yolspor'un katıl-masıyla Trabzonspor Kırmızı-Beyaz renklerle kuruldu. Ne var ki  İdmanoca-ğı  buna karşı  çıktı. Danıştay'da açtığı dava ile yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortalık yine karıştı. Trabzon'daki gergin durum üzerine araya Zam-anın Beden Terbiyesi Genel Müdürü Ulvi Yenal girdi. Ulvi Yenal, İdmanoca-ğı ve İdmangücü'nün birleşmemeleri halinde iki kulübünde Türkiye 2. Ligi-ne alınmayacağını bildirdi. Bu durum Trabzon'da ve her iki kulüp  çevresin-de "Sok"   etkisi  yaratmıştı. Birleşmeleri büyük sorun olan bu iki kulübün, birleşmemeleri  halinde  Trabzon  Türkiye liglerinde temsil edilemeyecekti. Trabzon'daki  geceli  gündüzlü  yapılan  ve büyük tartışmalara neden olan toplantılar  sonunda 2 Ağustos  1967 günü İdmanocağı ile  İdmangücü bir-leşmesi  gerçekleşti ve Trabzonspor; İdmanocağı, İdmangücü,  Karadeniz-gücü ve Martıspor'un birleşmesi ile ortaya çıktı.

Artık  bütün resmi işlemler tamamlandıktan sonra sıra gelmişti Trabzonsp-or'un renklerine.  Renk  bulmak öyle  kolay olmadı. Trabzon'da uzun yıllar süren  İdmanocağı -İdmangücü  rekabetinde  Sari-Kırmızı  ve  Yeşil-Beyaz renkler  hakimdi.  Trabzonspor'un  renkleri  bu renklerin dışında olmalıydı. Trabzon'u  ve Karadeniz'i simgeleyen renkler aranıyordu. Bu konuda yarış-ma açılması  da  gündeme  geldi  ancak  sonra vazgeçildi. Renk için geceli gündüzlü  toplantılar düzenleniyordu. Dört toplantıdan sonuç alınamamıştı. Beşinci  toplantıda  her  şey  bitecekti. Artık taraftarın da sabrı kalmamıştı. Sonunda  Trabzon  ve  Karadeniz'in sembolü olan Hamsi üzerinde duruldu. Hamsinin gümüş mavisi rengi ve gözlerinin bordosu dikkate alindi. Kimileri buna karşı çıktı. Neymiş efendim bordo renk kırmızıya kaçıyormuş, öyle ya İdmanocağı renkleri  de  Sari - Kırmızı ya. İşte bu nedenle bordonun rengi biraz koyu tutularak  İdmanocağı'nın  kırmızısından  kaçınıldı .  Böylece bir haftadır şehirde süren  renk  kavgası  sona  ermişti ve Trabzonspor Bordo-Mavi renklere kavuşmuş oldu.


Trabzonspor Tarihinin 2.Sayfasını okumak için tıklayınız

 
 
.
Trabzonsporumuz'a en fazla katkı sağlayacağını düşündüğünüz transfer hangisi ?
Gökhan Ünal
Ceyhun Gülselam
Giray Kaçar
Gustova Colman
Hrvoje Cale
Selçuk İnan
Egemen Korkmaz


Sonuçlar
 
 
Untitled Document